Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 
MERSİN LİMANININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ  
 
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

MERSİN LİMANININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ:
MERSİN LİMANI MERSİNLİLERE VERİLMELİDİR

Hükümet programında ve son Kalkınma Planında yer alan, limanların özelleştirilmesi konusu nihayet uygulamaya konuluyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 6 Ocak 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararı ile Samsun, Bandırma, Derince, İzmir, İskenderun ve Mersin limanlarının özelleştirilmesi süreci başlamış oldu.

Mersin limanının özelleştirme sürecinin başlaması ile birlikte, Mersinliler olarak hepimizin sorumluluğu bir kat daha artmış oldu. Mersin limanının özelleştirilmesi, Mersin'deki herhangi bir kamu işletmesinin özelleştirilmesinden son derece farklıdır. Çünkü, Mersin'de yaşayan herkes doğrudan ya da dolaylı olarak, Mersin limanının çalışmasından etkilenmektedir. Bu nedenle, bu özelleştirme sürecinin Mersin ekonomisine en çok faydayı sağlayacak bir sonuca ulaşması için ilgili her kesim üzerine düşeni yapmalıdır.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun Kararı dikkatle incelendiğinde, özelleştirmenin yöntemi konusunda bir çerçeve çizildiğini görülmektedir. Bahsedilen karar ile limanın kamu mülkiyetinden çıkması hiçbir şekilde söz konusu olmayacaktır. Bir başka ifade ile limanın mülkiyeti devletin elinde kalmaya devam edecektir. Ayrıca, Mersin kamuoyunda yakın zamana kadar tartışılan "özerkleştirme" konusu da gündemden düşecektir. Bu karar, özerkleştirmenin yolunu tamamen kapamıştır.

Kararda önerilen yöntemlerden birincisi, limanın kiralama yoluyla özelleştirilmesidir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın tanımladığı şekliyle kiralama, limanın bazı varlıklarının ( araç-gereç, depo vb.) belli bir bedel karşılığında ve belli bir süre için, kiracıların kullanımına verilmesidir. Bu yöntemde, kiracı, kiraladığı varlığın sadece kullanım hakkına sahip olacaktır. Bir örnek vermek gerekirse, limana ait bir vinci kiralayan bir firma sadece kendi işleri için bu vinci kullanabilecektir. Ücret karşılığında, üçüncü şahıslara bu vincin kullandırılması söz konusu olmayacaktır. Bu durumu, bir dairenin kiralanması işlemine benzetmek mümkündür. Bilindiği üzere, bir dairenin kiracısı, daire sahibinin izni olmaksızın, bu daireyi üçüncü şahıslara kiralayamaz. Mersin limanının kiralama yoluyla özelleştirilmesi halinde, benzeri bir durum söz konusu olacaktır. Limanın tamamının, bir kiracı tarafından kiralanması olanaksız olduğu için, birden fazla kiracının olması gerekecektir.

Kararda bahsedilen ikinci yönteme göre, özelleştirme işlemi, işletme hakkının devri yoluyla yapılacaktır. Bu yöntemde limanın tamamının veya belli bölümlerinin işletme hakkı, belli bir süre için ve bedel karşılığında, isteyenlere devredilecektir.

Özelleştirme Yüksek Kurulu, bahsedilen bu iki yönteme ilave olarak, mülkiyetin devrini içermeyen her türlü öneriyi, üçüncü yöntem olarak dikkate alacağını ifade etmiştir.

Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararında dikkat edilmesi gerekli bir nokta da, özelleştirme işlemi konusunda süre sınırının konulmuş olmasıdır. Buna göre, kararda belirtilen limanların özelleştirme süreci bir yıl içinde tamamlanacaktır.

Bir başka ifade ile, Mersin'in en değerli varlıklarından birisi olan Mersin Limanı'nın geleceği konusunda, Mersinlilerin bir araya gelmesi, alternatifli stratejiler üretmesi ve gerekli kaynakları temin etmesi için, sadece bir yıllık bir süre söz konusudur.

Mersin limanının kaderi 3 ana aktör arasındaki etkileşimli süreç sonunda belirlenmiş olacaktır. Burada, birinci aktör, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'dır. İkinci aktör ise, Mersin limanının işletmesine talip olmayı düşünen, Mersin dışından gelecek olan girişimci veya girişimcilerdir. Üçüncü aktör ise, Mersinlilerin kendisidir.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, bir yıl içinde, Mersin Limanına ait bilgileri derleyecek, devirle ilgili ana sözleşmeyi hazırlayacak, mali danışman firma seçimini yapacak, özelleştirme stratejisini ( yöntemini) belirleyecek, danışman ve denetim firmasını seçecek, belirlenen stratejiye göre özelleştirme prosedürünü tamamlayacaktır. Özelleştirme işlemi gerçekleştikten sonra da, izleme görevini yürütecektir.

İlk bakışta tamamen teknik ve objektif olarak gözüken bu süreçteki detayların, ne kadar önemli sonuçlar doğurabileceğini, ülkemizde yapılan geçmiş özelleştirme uygulamalarından biliyoruz. Şimdilik bu konuda fazla yorum yapmadan, bu konunun hayati derecede önemli olduğunu söylemekle yetinelim.

Mersin Limanı'nın özelleştirilmesi konusu ile Mersin dışında bulunan bir çok girişimci grubunun ilgilendiğini biliyoruz. Mersin Limanı gibi, en kötü döneminde bile kar eden, gerekli yatırımlar yapılarak etkin biçimde çalıştırıldığında karını katlama potansiyeline sahip ve son derece stratejik bir konumda bulunan bir kuruluşa ilginin yoğun olması normaldir. Burada dikkat edilmesi gerekli nokta, özelleştirme işlemi sonucunda tekelleşmeye ya da kartelleşmeye fırsat verilmemesidir.

Mersin Limanı'nın geleceğinin belirlenmesinde üçüncü aktör, Mersinliler olacaktır. Mersin Limanını kullanan, limanda emeği ile çalışan, kullananlarla iş yapan her kesim ve bunların temsilcisi konumunda olan her kuruluş Mersinliler tanımı içine girmektedir. Ayrıca, Mersin limanını bir yatırım fırsatı olarak gören Mersinli küçük tasarruf sahipleri, bu kapsama dahil edilmelidir.

Mersin Limanının özelleştirilmesi konusu, geçmişte denenmek istenen, fakat ekonomik kriz dönemine rastlaması ve somut bir projeye dayanmaması nedeniyle, sonuçsuz kalan "güç birliği" düşüncesini hayata geçirmek için altın bir fırsattır. Meslek kuruluşlarının, özel girişimcilerin, liman çalışanlarının, çalışanların bağlı oldukları sendikanın ve bireysel yatırımcıların dahil oldukları bir güç birliği girişimi, Mersin Limanı'nın geleceğinin belirlenmesinde son derece etkili bir rol oynayabilir. Böyle bir girişimi başlatmak Mersin'e yapılabilecek en büyük hizmetlerden birisi olacaktır. Mersin'deki ilgili kişi ve kuruluşların, böyle bir girişimin dışında kalma gibi bir lükslerinin olmadığını düşünüyor, Mersin Ticaret Borsası olarak, böyle bir girişimde aktif rol oynayacağımızı şimdiden ilan etmek istiyoruz.

Mersin için yaşamsal derecede önemli olan limanın özelleştirilmesi konusunda, Mersin Deniz Ticaret Odasının bir lokomotif rolü oynayabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizdeki 2 deniz ticaret odasından birisi olan, Mersin Deniz Ticaret Odasının, uzun yıllara dayanan bilgi birikimi ile bu rolün üstesinden gelebileceğine inanıyoruz. Gerçekten de, Mersin Deniz Ticaret Odası, Mersin Limanı hakkında en kapsamlı bilgi birikimine sahip kuruluştur. Mersin Limanı'nın ne gibi yatırımlara ihtiyaç duyduğu, limanın etkin biçimde çalışabilmesi için neler yapılması gerektiği ve limanın kar potansiyeli hakkında en detaylı bilgiler, Mersin Deniz Ticaret Odası' nda mevcuttur.

Mersin Deniz Ticaret Odasının değerli üyeleri, Mersin Limanı'nın özelleştirilmesinden en çok etkilenen kesim olacaktır. Deniz Ticaret Odamızın, kendi üyelerinin çıkarlarını koruyabilmek için, bu öncü rolü seve seve üstleneceğini düşünüyoruz.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odamız da, geniş kapsamlı üye tabanı ile özellikle limanın özelleştirilmesi konusunun Mersin kamuoyuna mal edilmesi ve güç birliği oluşturulması konusunda önemli bir rol oynayabilir.

Mersin'de böylesine geniş katılımlı bir güç birliğinin oluşturulması halinde, Ankara'daki yetkililerin bu oluşumu görmezden gelebileceklerine ihtimal vermiyoruz. Bu oluşumun, limanın özelleştirilmesi konusunda, öncelik hakkı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, Mersin kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle, ekonomik olarak kan kaybetmektedir. Buna karşın, hiçbir teşvikten yararlanamamaktadır. Mersin limanının özelleştirilmesinde, Mersinlilerin oluşturacağı güç birliğine öncelik verilmesi, bu haksızlığın giderilmesi yönünde atılmış bir adım olacaktır. Mersin'in bunu talep etme hakkının olduğuna inanıyoruz.

Özetlemek gerekirse, Mersin Limanının kaderi üzerinde devletin ve Mersin dışından gelecek yatırımcıların belli bir ölçüde etkili olacağı açıktır. Ancak, bu konuda esas belirleyici faktör, Mersinlilerin bir araya gelerek, en değerli varlıklarından birisi olan limana sahip çıkma konusunda gösterecekleri iradenin boyutu olacaktır. Mersin'in bu iradeyi göstereceğine inanıyor ve zaman güç birliği zamanıdır diyoruz.

 
 
MERSİN LİMANININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ  
 
AnasayfaKurumsalFiyat BültenleriÜyeler İçinBasınMersinYararlı Sitelerİletişim
IE6 / FIREFOX3 / NS7 / CHROME / SAFARI2
© 1999-2010 Mersin Ticaret Borsası • Gizlilik politikası, kullanım şartları 0058905